Yükleniyor...

Yükleniyor...

Hizmetlerim

Profesyonel çözümler ve kişiselleştirilmiş hizmetler

Finansal Analiz

BIST hisse analizleri, portföy yönetimi ve risk analizi raporları ile yatırımlarınıza yön verin.

Eğitim & Koçluk

Bireysel finansal koçluk ve online kurslarla finansal okuryazarlığınızı artırın.

İçerik Üretimi

Markanız veya kişisel projeleriniz için özel makaleler ve video içerik stratejileri.

Stratejik Danışmanlık

İş stratejileri ve finansal planlama konusunda profesyonel danışmanlık hizmeti.

İnternet Sitesi Kurma

Modern, hızlı ve mobil uyumlu web siteleri ile dijital varlığınızı güçlendirin.

Web Geliştirme

İhtiyacınıza özel web uygulamaları ve yazılım çözümleri geliştiriyoruz.

Domain ve Hosting

Alan adı tescili, güvenli hosting ve sunucu yönetimi hizmetleri.

Otomatik Trading Bot Kurma

Piyasa hareketlerini 7/24 takip eden, stratejilerinize uygun otomatik al-sat botları geliştiriyoruz.

Grafik Tasarım & Reklamcılık

Markanızın görsel kimliğini oluşturan logo, kurumsal kimlik ve dijital reklam tasarımları.

Projelerim

Teknoloji ve inovasyonla hayata geçirdiğim bazı çalışmalar

Web Uygulaması
SaaS

Web Uygulaması

Modern ve hızlı bir web uygulaması. Kullanıcı dostu arayüz ve güçlü altyapı.

Mobil Uygulama
Mobile

Mobil Uygulama

Android ve iOS için tasarlanmış, yenilikçi bir mobil uygulama deneyimi.

Otomasyon Sistemi
Otomasyon

Otomasyon Sistemi

İş süreçlerini kolaylaştıran ve verimliliği artıran kurumsal otomasyon yazılımı.

Premium İçerikler

Yatırım yolculuğunuzda size rehberlik edecek özel araçlar ve eğitimler

Software

BIST Sniper Analiz Programı

BIST'in en büyük şirketlerine odaklanan gelişmiş analiz programı. Teknik göstergeler ve alım-satım sinyalleri.

Gerçek zamanlı veri
Teknik analiz
Alım-satım sinyalleri
Risk yönetimi
Eğitim

Finansal Okuryazarlık Kursu

Sıfırdan başlayarak finansal okuryazarlık kazanın. Borsa, yatırım ve kişisel finans yönetimi.

12 modül
Video dersler
Pratik uygulamalar
Sertifika
Kitap

"Yatırımcının Yolu" E-Kitap

Yatırım dünyasında başarılı olmanın sırları ve kişisel deneyimlerimden çıkardığım dersler.

200+ sayfa
Pratik örnekler
PDF format
Anında indirme

TradingView İndikatörleri

Kişisel Pine Script stratejilerim ve teknik analiz araçlarım

TradingView Profilim

Teknik Analiz ve Algoritmik Sinyaller

Momentum
Trend Analizi
Sinyaller
Pine Script

Blog & Makaleler

Finans, teknoloji ve yaşam üzerine düşünceler ve analizler

Finansal Piyasalar: Kurtlar Sofrası ve Tecrübenin Gücü
Finans

Finansal Piyasalar: Kurtlar Sofrası ve Tecrübenin Gücü

Piyasalar, acemilerin servetini sabırlı yatırımcılara aktarmak üzere tasarlanmış bir mekanizmadır. Risk yönetimi ve psikoloji üzerine derin bir bakış.

Piyasa Psikolojisi ve Davranışsal Finans
Volatilite Yönetimi ve Risk Algısı
Kriz Yönetimi ve Tecrübe
Uzun Vadeli Yatırım Stratejileri

Uluslararası finans çevrelerinde sıkça yinelenen bir gerçek vardır: Piyasalar, acemilerin servetini sabırlı ve tecrübeli olanlara aktarmak için tasarlanmış devasa bir mekanizmadır. Bu arena, sadece sayıların ve grafiklerin dünyası değil, aynı zamanda insan psikolojisinin en ham hallerinin sınandığı bir savaş alanıdır.

Tecrübe, piyasalarda kaybedilen paraların toplamıdır derler. Bu acı tecrübeler, yatırımcıya risk yönetiminin hayati önemini öğretir. Başarılı bir yatırımcı olmak için sadece doğru hisseyi veya doğru zamanı seçmek yetmez; aynı zamanda kendi duygusal zekanızı yönetebilmeli, kitle psikolojisinin yarattığı panik dalgalarından korunmalı ve FOMO (Fırsatı Kaçırma Korkusu) tuzağına düşmemelisiniz.

Teknik analiz size gidilecek yolu gösterir, ancak temel analiz size o yolda kullanacağınız aracı verir. İkisini harmanlayıp, üzerine piyasa psikolojisini okuma yeteneğini de eklerseniz, işte o zaman "kurtlar sofrasında" sadece hayatta kalmakla kalmaz, aynı zamanda ziyafete ortak olursunuz.

Piyasa döngüleri, tarih boyunca benzer kalıpları tekrarlamıştır. Korku ve açgözlülük arasındaki bu sarkaç hiç durmaz. Önemli olan, sarkaç bir uçtayken diğer uca savrulacağını öngörebilmek ve pozisyonunuzu buna göre ayarlayabilmektir.

Unutmayın: Piyasalar sabırsızlardan sabırlılara para aktarma aracıdır. Uzun vadeli düşünmek, kısa vadeli gürültüden sıyrılmanızı ve ana resme odaklanmanızı sağlar. Yatırım bir sprint değil, bir maratondur.

Yapay Zeka ve Geleceğimiz: Tehdit mi, Fırsat mı?
Teknoloji

Yapay Zeka ve Geleceğimiz: Tehdit mi, Fırsat mı?

Yapay zekanın iş dünyasını, etiği ve insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğüne dair kapsamlı bir analiz.

Otomasyon ve İş Dünyasının Geleceği
Sürekli Öğrenme ve Adaptasyon
İnsan-Makine İşbirliği
Yapay Zeka Etiği

Yapay zeka (YZ), sanayi devriminden bu yana insanlık tarihindeki en büyük kırılma noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Sadece iş yapış şekillerimizi değil, düşünme biçimimizi, sanat anlayışımızı ve hatta sosyal ilişkilerimizi kökten dönüştürüyor. Peki, bu dönüşüm bizi nereye götürüyor?

Otomasyonun artmasıyla birlikte bazı geleneksel meslekler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, daha önce hayal bile edemeyeceğimiz yeni iş alanları doğuyor. Veri bilimciliği, yapay zeka etiği uzmanlığı ve insan-makine işbirliği yöneticiliği gibi roller, geleceğin en gözde meslekleri olmaya aday.

Ancak bu değişim sadece ekonomik değil, aynı zamanda etik bir boyuta da sahip. Algoritmaların önyargıları, veri gizliliği ve otonom karar alma süreçleri, çözüm bekleyen karmaşık sorunlar olarak önümüzde duruyor. Teknolojiyi geliştirirken insani değerleri korumak, belki de en büyük sınavımız olacak.

Geleceğin dünyasında "öğrenmeyi öğrenmek" en değerli yetkinlik haline gelecek. Bilgiye erişim artık sorun değil; asıl mesele, doğru bilgiyi filtrelemek ve onu yaratıcı bir şekilde kullanabilmek. İnsan zekasının esnekliği ile yapay zekanın işlem gücünü birleştirebilenler, yeni çağın kazananları olacak.

Teknolojiyi bir tehdit değil, insan potansiyelini artıran ve bizi daha yaratıcı kılmaya teşvik eden bir araç olarak görmeliyiz. Yapay zeka, insanlığın yeni bir rönesansını tetikleyebilir.

Şehir Hayatında Doğayla Bağ Kurmak: Yeşil Bir Nefes
Doğa ve Yaşam

Şehir Hayatında Doğayla Bağ Kurmak: Yeşil Bir Nefes

Beton yığınları arasında sıkışmış modern yaşamda doğaya dönüşün psikolojik ve fiziksel faydaları.

Şehirde Yeşil Alanlar Yaratmak
Shinrin-yoku (Orman Banyosu)
Minimalist Yaşam ve Sürdürülebilirlik
Zihinsel Dinginlik ve Doğa

Beton yığınları arasında sıkışıp kaldığımız modern şehir hayatında, doğadan kopmak sadece fiziksel değil, ruhsal dengemizi de derinden etkiliyor. "Doğa eksikliği sendromu" olarak adlandırılan bu durum, artan stres, anksiyete ve dikkat dağınıklığı ile ilişkilendiriliyor.

Ancak doğayla bağ kurmak için şehri terk edip dağlara yerleşmek zorunda değiliz. Küçük dokunuşlarla yaşam alanlarımızı yeşillendirebilir ve doğanın iyileştirici gücünden faydalanabiliriz. Parklarda yapılan kısa yürüyüşler, evde yetiştirilen bitkiler veya sadece gökyüzünü izlemek bile zihnimizi tazelemeye yetebilir.

Japonların "Shinrin-yoku" (orman banyosu) dediği kavram, doğada geçirilen zamanın bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve kan basıncını düşürdüğünü bilimsel olarak kanıtlıyor. Ağaçların salgıladığı fitositler, vücudumuzdaki doğal katil hücreleri aktive ederek hastalıklara karşı direncimizi artırıyor.

Kendi balkonunuzda küçük bir bahçe oluşturmak, toprakla temas etmek ve bir canlının büyümesine tanıklık etmek, şehir hayatının getirdiği yabancılaşma hissine karşı güçlü bir panzehirdir. Doğanın ritmine uyum sağlamak, stres seviyemizi düşürür ve yaratıcılığımızı artırır.

Küçük kaçış noktaları yaratmak, kendimize yapabileceğimiz en büyük iyiliklerden biridir. Unutmayın, biz doğanın efendisi değil, onun bir parçasıyız.

Modern Hayatta Anlam Arayışı: Yavaşlamanın Gücü
Kişisel Gelişim

Modern Hayatta Anlam Arayışı: Yavaşlamanın Gücü

Hızın kutsandığı bir dünyada yavaşlamanın, bilinçli farkındalığın ve içsel huzurun keşfi.

Bilinçli Farkındalık (Mindfulness)
Değer Odaklı Yaşam
Dijital Detoks ve Yavaş Yaşam
İçsel Huzur ve Denge

Sürekli bir koşuşturmaca içindeyiz. Sabah alarmıyla başlayan yarış, geç saatlere kadar süren mesailer ve ekran başında geçirilen saatler... Peki nereye koşuyoruz? Anlam arayışı, insanın en temel içgüdülerinden biridir ancak gürültülü dünyamızda iç sesimizi duymak giderek zorlaşıyor.

Hızın kutsandığı bir çağda, yavaşlamak devrimci bir eylemdir. Yavaşlamak, tembellik demek değildir; aksine, hayatı sindirerek yaşamak, anın tadını çıkarmak ve seçimlerimizi bilinçli yapmak demektir. "Slow Living" akımı, nicelikten çok niteliğe odaklanmamızı öğütler.

Mindfulness (Bilinçli Farkındalık), geçmişin pişmanlıkları ve geleceğin kaygıları arasında sıkışıp kalmadan, şimdiki anın içinde var olabilme becerisidir. Bir fincan kahveyi içerken sadece o kahveye odaklanmak, bir sohbet sırasında sadece karşınızdakini dinlemek, yaşam kalitemizi artıran basit ama etkili pratiklerdir.

Kendi değerlerimizi belirlemek ve onlara sadık kalmak, anlamlı bir yaşamın anahtarıdır. Başkalarının beklentilerine göre değil, kendi iç pusulamıza göre yönümüzü tayin etmeliyiz. Minimalizm, sadece eşyaları azaltmak değil, zihinsel yüklerden ve gereksiz ilişkilerden de arınmaktır.

Hayat bir yapılacaklar listesi değil, deneyimlenecek bir yolculuktur. Bu yolculukta durup manzarayı seyretmek, en az hedefe varmak kadar değerlidir.

Kuantum Fiziği: Gerçekliğin Doğasını Yeniden Tanımlamak
Bilim

Kuantum Fiziği: Gerçekliğin Doğasını Yeniden Tanımlamak

Klasik fiziğin kurallarını yıkan, evrenin en küçük yapı taşlarının gizemli dünyasına ve olasılıkların dansına yolculuk.

Süperpozisyon ve Schrödinger'in Kedisi
Kuantum Dolanıklık ve Yerel Olmayan Etkileşim
Gözlemci Etkisi ve Gerçeklik Algısı
Kuantum Bilgisayarların Geleceği

Newton fiziği bize evrenin bir saat gibi işlediğini, her şeyin tahmin edilebilir ve kesin olduğunu öğretmişti. Ancak 20. yüzyılın başlarında Kuantum Fiziği sahneye çıktığında, bu deterministik tablo yerle bir oldu. Atom altı parçacıkların dünyasında kurallar tamamen farklıydı; burada kesinlik değil, olasılıklar hakimdi.

Kuantum dünyasının en büyüleyici kavramlarından biri "Süperpozisyon"dur. Erwin Schrödinger'in ünlü kedi deneyiyle açıkladığı gibi, bir parçacık ölçüm yapılana kadar aynı anda birden fazla durumda bulunabilir. Gerçeklik, biz ona bakana kadar belirsizdir. Bu, "Gözlemci Etkisi" olarak bilinir ve bilincin madde üzerindeki etkisi konusunda derin felsefi sorular doğurur.

Bir diğer gizemli fenomen ise Einstein'ın "uzaktan ürkütücü etki" olarak adlandırdığı "Kuantum Dolanıklık"tır (Entanglement). Birbirine dolanık iki parçacık, evrenin zıt uçlarında bile olsalar, anlık olarak birbirlerini etkilerler. Bu durum, bilgi iletişiminin ışık hızını aşabileceği ve evrenin temelinde derin bir birlik olduğu fikrini destekler.

Heisenberg'in "Belirsizlik İlkesi", bir parçacığın konumunu ve hızını aynı anda tam bir kesinlikle bilemeyeceğimizi söyler. Bu, doğanın özünde bir belirsizlik barındırdığını ve geleceğin tam olarak öngörülemez olduğunu ima eder. Evren, zarlarla oynayan bir kumarbaz gibidir; ancak bu zarların düşebileceği olasılıklar matematiksel olarak hesaplanabilir.

Kuantum fiziği sadece teorik bir alan değil, aynı zamanda geleceğin teknolojisidir. Kuantum bilgisayarlar, klasik bilgisayarların milyonlarca yılda çözebileceği problemleri saniyeler içinde çözme potansiyeline sahiptir. Tıptan şifrelemeye, malzeme biliminden yapay zekaya kadar pek çok alanda devrim yaratacak bir çağın eşiğindeyiz.

Tasavvuf: Kalbin Derinliklerine Yolculuk
Maneviyat

Tasavvuf: Kalbin Derinliklerine Yolculuk

İnsanın kendini bilmesi, nefsi arındırması ve varlığın birliğini idrak etmesi yolunda kadim bir bilgelik öğretisi.

Nefs Terbiyesi ve Seyr-i Sülük
Vahdet-i Vücud (Varlık Birliği)
İlahi Aşk ve Mevlana Öğretisi
Modern Dünyada Manevi Denge

Tasavvuf, İslam'ın manevi boyutu, kalbin eğitimi ve ruhun arınma yolculuğudur. Sadece şekilsel ibadetlerle yetinmeyip, dinin özüne, manasına ve hakikatine ulaşma çabasıdır. Bu yolculuk, "Kendini bilen Rabbini bilir" hadisiyle özetlenen, dış dünyadan iç aleme doğru yapılan bir seferdir.

Bu öğretinin merkezinde "Nefs Terbiyesi" yer alır. İnsanın içindeki bencil dürtüleri, kibri, öfkeyi ve hırsı dizginleyerek; yerine tevazu, sabır, şükür ve merhamet gibi erdemleri yeşertmesi hedeflenir. Seyr-i sülük denilen bu manevi eğitim süreci, ham olanın pişmesi, yananın olması sürecidir.

Mevlana Celaleddin Rumi'nin dediği gibi, "Aşk, yaratılışın sırrıdır." Tasavvufta her şeyin özü aşktır. Yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevmek, evrendeki her zerrede İlahi tecelliyi görmek esastır. Yunus Emre'nin "Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm" sözü, bu varlık birliği (Vahdet-i Vücud) anlayışının en saf ifadesidir.

Modern dünyanın gürültüsü ve hızı içinde kaybolan insan için Tasavvuf, bir sığınak ve denge noktasıdır. Maddi hazların geçiciliğini ve manevi huzurun kalıcılığını hatırlatır. İnsana, sadece biyolojik bir varlık olmadığını, "Eşref-i Mahlukat" (yaratılmışların en şereflisi) olma potansiyeli taşıdığını fısıldar.

Tasavvufi bakış açısına göre hayat, bir gurbettir ve asıl vatan, İlahi olandır. İnsan-ı Kamil (Olgun İnsan) olma ideali, bu dünyada yaşarken o vatanın kokusunu alabilmek, kesrette (çoklukta) vahdeti (birliği) bulabilmektir. Bu, kalbin aynasını parlatmak ve o aynada Sonsuz Olan'ı seyretmektir.